“Bisiklet gündüz düşlenen bir rüyadır”

0
521

Ahmet Güneştekin’in iç içe geçmiş bisikletlerden çalıştığı Dilek Ağacı ile dev harf bloklarından kurguladığı ve Venedik Bienali 56. Uluslararası Sanat Sergisi ile eş zamanlı sergilendiğinde büyük ilgi gören Kostantiniyye, Erol Özmandıracı’nın 42 Maslak için oluşturduğu özel koleksiyona alındı. Sanatçının 42 Maslak için özel olarak çalıştığı Dilek Ağacı, 42 Maslak’ta verilen özel bir davet ile sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Bay İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Erol Özmandıracı verilen davette şöyle konuştu;

“42 Maslak olarak sanatı sınırlı kaldığı sergi ve gösteri alanları içerisinden çıkarmak ve yaşamın tüm alanına yaymak amacıyla oluşturduğumuz sanat alanı Art!SPACE Gallery’de, uzun yıllardır çağdaş sanattan, fotoğrafa birçok kültür ve sanat etkinliğine ev sahipliği yaptık. Sanatı daha geniş alanlara taşımayı ve sanatı daha çok sayıda insanla buluşturarak kültür ve sanat alanında önemli bir referans noktası olmayı hedefledik. Bu hedefimize ulaşma noktasında eserlerini koleksiyonumuza dahil etmemize fırsat tanıyan değerli dostum, Türkiye’deki çağdaş sanatı uluslararası sanat platformlarında başarıyla temsil eden sanatçımız Ahmet Güneştekin’in, Kostantiniyye ve Dilek Ağacı heykellerini, tüm sanatseverlerle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Çocukluğun arzu nesnesi bisiklet

Parçalarına ayırdığı bisikletleri çam ağacı formunda bir konstrüksiyon üzerine labirent gibi yerleştiren sanatçının, bisikletlerle oluşturduğu kurgu, bir hareket yanılsaması değildir. Çocukluğun hayal nesnesine dönüşen Dilek Ağacı’ndaki bu bisikletler, hiçbir yere gitmiyor. Dilek Ağacı’ndaki bisikletler, Ahmet Güneştekin’e göre; çocukluktur, hayal gücüdür, özgürlüktür, kırmızıdır, ama her şeyden önce bisiklet gündüz düşlenen bir rüyadır, çocukluğun arzu nesnesidir.

Dilek Ağacı, ilksel zamanların ağacı yaşamın kaynağı olarak deneyimleyerek ritüel hale getirdiği mayıs direğinin bugün çağdaş kültüre eklemlenerek, sanatın nesnesine dönüşme biçimlerinden biri olarak belirir. Yaşamın mitosların etrafından şekillendiği zamanlarda şenliklerin simgesi olan mayıs direği esasında yerinden sökülmüş bir ağaç gövdesidir, çoğunlukla bir çam ağacıdır; ve bugün yaşayan modern kültürlerin neredeyse çoğunda benimsenen yılbaşı kutlamalarının merkezinde yer alan ağaç süsleme pratiğinin kökenlerinin oluşturması olasıdır.

Dilek Ağacı ile birlikte yaşam merkezinde sergilenecek Kostantiniyye heykeli ise, Kostantiniyye kelimesinin harflerini içeren dev rengarenk harf bloklarından oluşuyor. Harf blokları, yaşadığımız kent coğrafyasının kültürel belleğine yerleşen geçmiş adlarından, benimsenen kültür ve dinlere ait işaretlerin kabartmalarıyla çalışıldı. Sanatçı Kostantiniyye heykelinde her bir isimlendirmeyi bir düşünsel katman olarak kurguladı, amaç bu katmanları yeniden anımsatmak.

Kostantiniyye, öznelerin temsillerinin yer almadığı bir inşa sürecinin oluşumuna işaret ederek, mikro tarihlerin ve ortak belleğin varlığını anımsatır. Bu süreçlerin doğasını sorgulayarak dışarda bıraktığı öznelerin varlığına işaret eder. Ötekinin mekânsal ve dolayısıyla da söylemsel temsilden yok oluşuna, dev harf blokları içinde kullandığı şehrin geçmiş adlarında son ismi olan İstanbul’a yer vermeyerek dikkat çeker.

Güneştekin, Kostantiniyye heykeli ile Byzantion, Nova Roma, Costantinople, Asitane, Byzantium, İslambol, Constantinopolis, Der Saadet, Dar-ul-Hilafet gibi şehrin önceki isimlerinin belirlenmiş stratejiler doğrultusunda yapıldığını anımsatarak, izleyeni imgesi, içinde yaşadığımız şimdiki zamanın tarihsel ve siyasal karmaşasında yankılanmakta olan mitolojilere ve evrimleşen kültüre yönelik yoğun bir okumaya çağırır.

 

a target="_blank" href="http://www.vizeland.com/">
a target="_blank" href="http://www.vizeland.com/">
a target="_blank" href="http://www.vizeland.com/">
Paylaş
Mehmet Yaşin
20 yılı aşkın bir süredir çeşitli gazetelerde muhabirlik, yazı işleri müdürlüğü ve yayın yönetmenliği yaptıktan sonra Atlas dergisini çıkardı. Daha sonra Doğan Dergi Grubu'nda Genel Müdür olarak çalıştı. Daha sonra Doğan Kitap'ı kurdu. Uzun yıllar yayın yönetmenliğini yaptı. Bu süre boyunca birçok genç yazarı okuyucuya tanıttı. Yayıncılıktan sonra CNN Türk televizyonunda 'Yol Üstü Lezzet Durakları' programını yapmaya başladı. Aynı anda Hürriyet gazetesinde, İstanbul Life, Atlas, Capital, Meat and Beef dergilerinde lezzet yazılar kaleme aldı. Hem gazete, hem sosyal medya hem de televizyonda geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Dört kitabı var.